İstanbul Kıyamet Vakti
oyuna bu adresden ulaşabilirsiniz= http://istanbuloyun.mynet.com
download: ana sayfada linkleri var
"İstanbul Kıyamet Vakti" nedir?
"İstanbul Kıyamet Vakti" internet üzerinden oynanan, bir Devasa Online Rol Yapma Oyunudur.
Devasa Online Rol Yapma Oyunu nedir?
DORYO, internet üzerinde aynı anda binlerce kişinin bir arada oynayabildiği bir oyun türüdür. Oyuncular, bir oyunun dünyası üzerinde çeşitli karakterler yaratırlar ve karakterlerinin gerektirdiği şekilde rol yaparlar.
İstanbul Kıyamet Vakti'nin oyun tarzı nasıldır
İstanbul Kıyamet Vakti oyununda oyuncular, karakter yaratarak oyuna başlarlar. Oyuncular karakterleriyle düşman yaratıkları öldürerek veya verilen değişik görevleri tamamlayarak deneyim puanı kazanırlar. Bu deneyim puanları karakterlerinin gelişmesine ve özelliklerinin artmasına imkan verir. Oyuncular oyunda buldukları, ürettikleri ve satın aldıkları eşyaları kullanarak karakterlerini daha da güçlendirebilir. Oyuncular seviye atladıkça; alabilecekleri görevler ve yapabilecekleri işlerin sayısı artar.
Zorlu görevlerde birbirleriyle gruplar kurarak daha rahat ilerleyebilirler. Veya birbirlerine karşı savaşarak; birbirleriyle yarışabilirler.
İstanbul Kıyamet Vakti'nin oyun süresi nedir? Oyun ne zaman bitiyor?
DORYO'ların genel bir özelliği olan, oyunun asla bitmemesi; İstanbul oyunu için de geçerlidir. Her zaman daha iyi bir silah bulunabilir; daha güçlü bir karakter yapılabilir. Veya keşfedilecek yeni şeyler, tanışılacak yeni insanlar çıkabilir.
İstanbul Kıyamet Vakti Oyunu'nun oyun dünyası nasıldır?
İstanbul Kıyamet Vakti, 1956 yılında meteor felaketine uğramış bir dünyada; İstanbul'un geleceğinde geçer. Felaketin üzerinden 51 yıl geçmiştir. Ve 2007 yılında, İstanbul günümüzde olduğundan bambaşka bir hal almıştır.
İstanbul Kıyamet Vakti Oyunu'nda şikayetler nereye ve nasıl yapılır?
İstanbul Kıyamet Vakti Oyunu'nda T.C. Kanunlarına ve/veyahut genel ahlak kurallarına aykırı davranışlarda bulunmak kullanıcı sözleşmesinde de belirtildiği gibi cezai işlem gerektirir. Bu gibi bir duruma maruz kaldığınızda İKV ŞİKAYET başlıklı ve içerisinde olayın geçtiği sunucu adı ile ekran görüntüsünün bulunduğu resim ile bilgi@istanbuloyun.com adresine mail atmanız yeterlidir.
Gerekli cezai işlem uygulanacak ancak sonucu ile ilgili bir bilgi verilmeyecektir.
İKV Oyununda seviye limiti var mı?
Oyunun seviye limiti 29 olarak belirlenmiştir.
İleride bu seviye limiti artacak mı? Veya tamamen kalkacak mı?
İKV oyunu seviye limiti artabilecek şekilde dizayn edildi. Seviye limitinde artış olması durumunda, bu artış web sitesinde duyurulacaktır. Seviye limiti arttırılsa bile, her zaman bir limit olacaktır.
Oyunda 29. seviyenin üstünde karakterler görüyorum. Bunun nedeni nedir?
Oyun yöneticileri 29 üstü seviyelerde bulunabilirler. Oyun yöneticileri için seviye limitinin farklı olması, özellikle oyundaki bazı durumların test edilebilmesi açısından zorunludur.
Yetenek ağacında bir geliştirme yapılacak mı? Yeni yetenekler oyuna eklenecek mi?
İstanbul Kıyamet Vakti oyunu, yetenek sistemi geliştirilebilecek şekilde dizayn edildi. Oyuna olan ilgiye bağlı olarak ileride farklı yetenekler eklenebilmesi mümkündür.
Banka da muhafaza edebileceğimiz eşya sayısında bir artış olacak mı?
Bankada muhafaza edilebilen eşya sayısı, oyunun ilk versiyonunda yeterlidir. İlerleyen zamanlarda artış yapılabilecek olsa da, şu an için düşünülmemektedir.
Oyunun bölümleri Eminönü-Antrepo-Mısır Çarşısı ile mi sınırlı olacak? Yeni bölümler açılacak mı?
İKV oyununun birinci versiyonunda bölümler Eminönü, Antrepo ve Mısır Çarşısı olarak belirlenmiştir. Oyuna olan ilgiye paralel olarak, gelecekte yeni bölümler açılabilir. Yeni bölümler açıldığı takdirde oyunculara web sitesinden duyurulacaktır.
İKV oyununun kaç sunucusu var?
İstanbul Kıyamet Vakti oyununda başlangıç için bir adet sunucu mevcuttur (Eminönü sunucusu).
Sunucu sayısı arttırılacak mı?
Oyuna olan ilgiye paralel olarak, gelecekte sunucu sayısı arttırılabilir.
Hızlı seyahat için gelecekte herhangi bir araca sahip olabilecek miyiz?
İlk aşamada böyle bir plan yapılmamaktadır. İstanbul Kıyamet Vakti oyunu, oyuncuların her yere koşarak gidebilecekleri şekilde dizayn edilmiştir. Ancak ilgi ve isteğe bağlı olarak gelecekte bu alanda geliştirmeler yapılabilir.
Oyunda savaşçı, şifacı veya büyücü sınıflarından hangisi en güçlüdür?
Oyundaki sınıfların hepsinin, birbirlerine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Ancak oyuncu-oyuncu müsabakalarında bu üç sınıf arasında denge kurulmaya çalışılmıştır. İyi bir karakter düzeni ve doğru seçilmiş eşyalarla, herhangi bir sınıf bir diğerini elimine edebilir.
Oyunun sistemi değişikliklere uğrayacak mı?
Devasa online oyunların dinamik karakterlerinden ötürü, oyunun denge sistemi üzerinde sürekli güncellemeler yapılabilir. Oyuncuların daha zevkli bir oyun deneyimi yaşamaları için objelerin ve yeteneklerin özellikleri normalize edilebilir
Bazı Eşyalar
--------------------------------------------------------------------------------
Yakın Dövüş Silahları
Ağır güçlü balyozlar, hızlı ve keskin palalar, hançerler, baltalar gibi birçok çeşit mevcuttur.
Farklı silahlar farklı şekillerde hasar verirler. Kesici, Delici ve Ezici olmak üzere üç tip hasar farklı kombinasyonlarda değişik silahlarda bulunabilir. Kimi düşmanlar, zırhları veya fiziksel yapıları yüzünden bunların bazılarına çok dirençli olabilirken, bazılarından ise çok daha fazla etkilenir.
Örneğin iskeletlerin delici ve kesici tipteki silahlardan ezici silahlara oranla çok daha az etkilendiği iyi bilinen bir gerçektir.
Bu nedenlerden ötürü bir savaşçının yanında farklı tipte silahlar taşıması oldukça yaygın bir alışkanlıktır.
Menzilli Silahlar
Tümü delici tiptedir ve verdikleri zarar yakın dövüş silahlarından düşüktür. Güvenli bir mesafeden ilk darbeyi indirme şansı vermesi açısından tercih edilirler. Çoğu tecrübeli savaşçı düşman yakına gelene kadar menzilli silahlarıyla düşmanı yaralar ve yanına gelince asıl silahlarını devreye sokar.
Asalar
Büyücü ve şifacıların vazgeçilmez silahları ve prestij sembolleridir. Çoğu büyücü asasını darbe indirmek için değil üzerine yüklenmiş efsunlar için yanında taşır.
Kıyafetler ve Zırhlar
Ne kadar kaliteli malzeme ile giyinmişseniz o kadar iyi korunuyorsunuz demektir. Kıyamet sonrası dünyada bazı dayanıklı materyalleri bulmak zorlaşmış olmasına karşın Teşkilat ve bazı diğer gruplar üyelerini en iyi şekilde giydirmeye gayret etmiştir.
Her kıyafet, darbelerden daha az etkilenmeyi sağlayacak ve kimilerinin üzerindeki efsunlar ise herhangi bir savaşın gidişatını değiştirebilecek farklar yaratacaktır.
Bazı önemli karakterler
--------------------------------------------------------------------------------
Agah Bey
Agah Bey Afet'ten öncesini net olarak hatırlayabilen az sayıda kişiden birisidir. Öğrenimini Fransa'da tamamlayan Agah, Alman tehtidi baş gösterdiği yıllarda yurda geri döndü. İkinci dünya savaşı yıllarında gazetecilik ve çevirmenlik yaparak kendini geliştirdi. 1956 yılında meteor felaketine tanıklık etti ve bilinen dünyanın düzenini tamamen yıkan meteor faciasının ardından sağ kalan insanların önde gelenleriyle birlikte Teşkilat'ın kuruluşunda önemli rol oynadı. Eski dünyanın refahına yakın bir dünyaya kavuşmak en büyük amacı idi. Yaratıklar hakkında önemli araştırmalar yaptı. Bugün Teşkilat'ın liderliği görevini sürdürmektedir.
Komutan
Teşkilat'a bağlı olarak çalışan Jandarma'nın başındaki isimsiz kişilik. Teşkilat'ın önemli askeri harekatlarının planlayıcısı ve çok iyi bir taktisyendir.
Sahaf Necmi
Mısır Çarşısı eşrafından kitap koleksiyoncusu Necmi Efendi, Teşkilat'ın önemli üyelerinden biridir. Kütüphanesinde bir çok önemli kitabı barındıran Sahaf Necmi, çok kültürlü olmasına rağmen bir o kadar da aksi bir kişilik olmasıyla tanınır. Sahaf Necmi'nin geçmişinin bir çok hikaye barındırdığı bilinmekte ise de kendisi bu konulardan bahsedilmesini pek sevmediğinden, onun hakkında pek fazla dedikodu dönmez.
Demirci Rüstem
Eski Yükseliş Cemiyeti'nin baş demircisi rahmetli Mahmut Efendi'nin çırağı. Ocağı Mısır çarşısındadır. Teşkilat'ın en önemli silah ve zırh ustasıdır. Eserlerine efsun katmayı bile öğrendiği söylenen Rüstem, çeşitli alaşımlarla ilgili formülleri de ilgilenenlerle paylaşarak sanatını yaymaya çalışır.
Terzi Fahri Bey
Mısır Çarşısının yegane terzisi Fahri Bey, Teşkilat başta olmak üzere çeşitli kurumlar için özel kıyafetler diker.
Aktar Şevket
Mısır Çarşısında konuşlanmış, Aktar Şevket, Teşkilat için gerekli iksirleri üretir. Aynı zamanda bir çok materyalin reçeteleri Aktar Şevket'ten temin edilebilir.
Kuyumcu Agop
Teşkilat'ın kuyumcusu, değerli eşyalardan sorumlu Kuyumcu Agop, Mısır Çarşısı'ndaki dükkanında hizmet verir. Çeşitli taş reçeteleri, Kuyumcu Agop'tan temin edilebilir.
Jandarma Ali
Teşkilat'ın yazıcısıdır. Mısır Çarşısı girişindeki Türk Bayrağının altında daimi nöbettedir.
Arzuhalci
1979 yılında Beyoğlu'ndan Eminönü'ne gelen gizemli kişilik. Keşfettiği Ruh taşlarının sırları karşılığında Eminönü'nde kendisine kurtarılmış bir bölge talep etmiş, bu talebi kabul edilmiş ve Çınar Altı denilen bölgeye yerleşmiştir. Oldukça lüks bir yaşam süren Arzuhalci hakkında bir çok dedikodu çıkarılmış olsa da, hiç kimse bu adamın neyin nesi olduğu konusunda tam bir bilgiye sahip olamamıştır.
Şarapçı
Yaratıkların cirit attığı Eminönü iskelesinde, kaygısızca dolanan, ayyaş bir adamdır. Hala yaşıyor olması Eminönü insanı için, mucize sayılacak bir olaydır.
Handan Hanım
Eski Arzın Çocukları gazetesinin editörüdür. Gazete, barış yanlısı politikalarıyla 70'lerin ortalarında desteklenmiş ancak 14 Nisan olayları sonunda, halkın tepkisine maruz kalmış ve kapatılmıştır. 80'lerin başında, Eminönü'nde şiddet yanlısı anlayışın yükselmesi, onu Arzın Çocukları Klanını kurmaya sürüklemiştir. Bu klan zaman içerisinde zıt bir politika güden Lodos Klanı ile savaşmaya başlamış ve Handan Hanım, klan savaşlarının baş oyuncularından biri olarak boy göstermiştir.
İsmet Bey
Balyoz Nazım'ın zehirlenerek öldürülmesinin ardından, Lodos Klanının başına seçimle geçmiştir. İsmet Bey, klan politikasını daha da sertleştirmiştir. Ayrıca İsmet Bey klanlar tarihinde ilk kez seçimle başa gelmiş olması yönünden de farklılık yaratmıştır.
Bazı Yaratıklar
--------------------------------------------------------------------------------
Küçük Fare
Her yerde bulunabilen, en felaket ortamlarda bile sağ kalmayı başarmış, bildiğimiz kedi yiyen sıçanlar. Isırıklarından kana karışan toksin ve bakteriler sorun yaratabilir.
Etleri sert ve kayış gibi olduğu için en ucuz et türüdür.
İri Fare
Yerin derinliklerinde yaşayan sıçan türü. Yeryüzündeki kuzenlerine göre çok daha vahşi ve tehlikelidirler. Isırıklarının ciddi zehirleyici etkileri vardır. Çok iyi göremezler ama hassas burunları ve havadaki çok ufak titreşimleri bile hissetmelerini sağlayan bıyıkları vardır.
Meteordan sonra yeryüzüne de yayılmış olan bu türe halk arasında “İnek” de denilir. Bu ismi tatlarının sığır etine benzerliğinden değil boyutlarından ötürü almışlardır. Yine de leziz “inek kebabını” satın aldığınız zaman etin kaynağının bu yaratıklar olduğuna emin olabilirsiniz.
Cin
Saklı türlerin düşük zekalı ama organize yaratıkları. Afetten sonra çoğu cin kabilesinin yer altı yerleşimleri yıkılmış ve bu sefil yaratıklar yeni arayışlar içine girmişlerdir ki bu arayışları onları yeryüzüne de çıkarmıştır.
Cinler tek kaldığında korkak ama grup olarak korkulması gereken vahşi bir türdür. Kabile anlayışına sahiptirler. Kabile şamanları, savaş şefleri ve şefler önemli mevkileri oluşturur. Kabileler güçlerinin yetmediği durumlarda kolayca ittifak kurar, kaynaşır ve ürerler. Yine de bir cin topluluğunda birilerinin anlaşmazlık sonucu ölmediği gün hemen hemen hiç yoktur.
Zekalarının geriliği yüzünden kendileri teknoloji geliştirememiş veya karşılaştıkları diğer medeniyetlerden teknoloji öğrenememişlerdir. Bu nedenle Tüftüf ve çivili kemikten daha gelişmiş silahlara korkuyla yaklaşırlar.
Saklı türler arasında hor görülür ve başta Meran’lar tarafından köle olarak kullanılırlar.
Fareadam
Kuklacı tarafından afet sonrasında geliştirilmiş yeni bir ırk. İnsanlar kadar zekidirler ve yine insanlar kadar karmaşık bir toplumsal düzene sahiptirler. Bir zamanlar müttefik olmuş bu ırk, insanlarla neredeyse topyekün savaş halindedir. Yine de fareadamlarla yenilenebilecek bir müttefiklik kimilerinin en büyük umudu olmaya devam etmektedir.
Kurtadam
Saf, kirlenmemiş, evcilleşmemiş vahşiliğin ete kemiğe bürünmüş hali. Toplulukları ve geçmişleri hakkında pek birşey bilinmiyor.




Alıntı












