Düşük gereksinimli oyun arayışım sonucunda beni tatmin edecek birşeyler buldum sonunda. Crysis bağımlısı biri olarak, -her ne kadar Crytek elinden çıkmış olduğunu bilmiyor bir biçimde aldıysamda- bu oyunun crysisi hatırlattığını söyleyebilirim.
Crytek elinden çıktı dedik. Beklentilerde artıyor haliyle. Bizede "efsane oyun crysis ile neleri benziyor?" demek kalıyor.
Diyelim;
CryEngine adlı oyun motoru kullanılmış oyunda. Başta ekran kartı deneme&tweak amacı ile yazılmış, ardından motora çevrilmiş bu programın maharetlerini oyunda belimizin ağrısını hissetmediğiniz anlarda fazlasıyla yaşayabilmeniz olası. Sadece bel değil. "Hadi ya saat 2mi oldu? 7ye kadar oturup okulda uyusam" diyecek kadar ileri bir seviyede keyif almanız olasıdır. He oyun sürüklemez, "grafikler kutu gibi bu ne?" derseniz içinizdeki oyuncu birşeyleri "kaçırmış" demek düşer banada.
Bu konuya start veriş biçimim kadar akıcı bir start veriyor oyunumuz bizlere. Bir adaya (yine crytek, yine ada..) gazeteci kılığında CIA ajanı götürüyoruz ve kızımız karaya ulaştığında gemimizin kıç kısmına bir bazuka yiyerek entrikalarımız başlıyor.
Adada düzenli bir ordu "üretmek" (evet ciddi ciddi üretmek) için yapılan deneylere tanık oluyoruz tree house bölüm küsüratında. Trigger (sanırım) adı verilen yaratıklarla uğraşıyoruz fellik fellik. Spoiler vermeden sonlandırayım hikaye bölümünü.
Kutu grafik dedik. Nedir bunun anlamcası?
Oyun 2004 martında sürülmüş piyasaya. Her ne kadar crytek elinden çıkmış; 2004 yılının en çok konuşulan oyunları statüsünde olsada 5 yıl öncesinden bahsetmekteyiz.
Haliyle önyargı koyuveriyorsunuz bu paragrafı okuduğunuzda.
Ben değil ama; ssler anlatacak ne demek istediğimi. Onlarda sonlara doğru eklenecek.
Neyse devam edelim. Adada özgürüz. İstediğimiz görevi istediğimiz zaman yapabiliyoruz. Oyun motorumuzun bize bahşettiği bir iyi yanda; görevlerimizi ister sessiz, istersekte rambovarî bir eda ile halledebiliyor olmamız. Öyle ki buna uygun silahlarda kondurmuşlar oyuna. Mesela counter'umuzun 3/1'i susturucu ekli olarak geliyor elimize. Buna alternatif olarak "horoz" yani P90 kullanabiliyoruz rambo olmak istersekte.
Rambo olmak dediysekte; mehter yürüyüşü gibi bir strateji ile ilerliyoruz oyunda. Tek fark üç ileri iki geri değilde, üç geri iki ileri oluyor. Oyun motoru nasıl bir strateji uygularsa..
Prey'i zor seviyede bitirmiştim. Bu oyunda en düşük seviyede zorlandığımı söyleyebilirim.
Oyunda araba, tekne, tır kullanmamız mümkün kılınmış. Bundan alabildiğine faydalanıyoruz. Farklı soluk arayışına henüz düşmemiş olsamda, bu tür şeyler oyuna yeni bir tat katıyor.
Şuna değinmedende geçmeyeyim; bu oyun her ne kadar normal bir FPS olarak gözüksede, tekdüzelik ekolünden uzakta kalmayı başarmış sayılır. Gerek hikayesi olsun, gerek senaryo ve oyunda bu senaryonun yaşatılış biçimi olsun birşeyler farklı.
Yaratıklarımızda öyle. Başlarda ezik ezik insanları indirirken treehouse adlı bölümden sonra entrikalarımız tam anlamıyla start veriyor ve 10. bölümü gördüğünüzde bilgisayar başında bu "kutu" efektlerden korkmanız olasılıklar dahilinde.
İnsanlarda yaklaşık 5 tür farklı silahlı ve farklı kalkanlı tür bulunuyor. Bir zırhsız ve .357 tabanca kullanan ilk sınıf, colt kullanan orta sınıf, p90 kullanan hızlı sınıf ve tam donanımlı p90 kullanan zırhlı sınıf ve son olarakta oyunun şimdilik favori silahı olan g36'yı kullanan, ellerinde kalkan bulunduran tam teçhizatlı, üstüne 2 şarjör "boşaltılası" şekilde ayırabiliyoruz.
Dedik. Bunlar sadece insanlar.
Yaratıklarımızda ise;
Ezik diyebileceğimiz, bir insanın yarım boyunda gelen ve yaklaşık 3 el darbesinde bizi yere indirebilen avanak köpeğe benzer sınıf başta olmak üzere;
Ronald tarafından tank diye hitâb edilen, benim tarafımdan "bizim 3 katı boyumuzda bazuka atan zırhlı sınıf" telaffuz edilen, her şarjörümün cırkını çıkarana kadar zorlayan klas; iki.
Acaip bir biçimde yükseğe zıplayabilen, elinde bir çift taramalı bulunduran hızlı ve tıfıl sınıf; 3.
Görünmez olabilen, buna rağmen farkedilebilir olan; MP5 takan görünmez sınıf; 3.
Sağlam bir sistem oturtabilmişler oyuna. Normal seviyede bile zorlanarak oynadığım yerler, oynanışta ve sürükleyicilikte problem toplamayan bu ürün, oyuncuyu sıkmama konusunda baya çalışmış sanıyorum.
Öyle ki oyunda mortarından tut taramalısına kadar ilginç sabit silahlarda bulunuyor. Her oyunda olsa bile bu söylemeye değer birşeydi.
Son olarak silahları upgrade değilde, atış modlarını değiştirebildiğimizi söyleyim. Mesela colt'la tek atış sisteminde hedefe ateş edersen, hedefin canını daha fazla sömürmen ve sekme ihtimalini hemen hemen ortadan kaldırmak olası. Bunun yanında g36 adlı silahta bomba atma eklentisiyle sağlam birşey çıkarmış önümüze.
Yazının ortasında bahsetmiştim. Oyunda araba kullanabiliyorsunuz ve Hummer 4WD adlı arabada hem füze, hemde taramalı gibi bir seçeneğimiz mevcut.





Alıntı
.



_____________________________________
