Toplam 6 sonuçtan 1 ile 6 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: ATATÜRK

  1. #1
    xorhunx
    Misafir

    Standart ATATÜRK

    arkadaşlar cronos abimizin izni üzeri ne off topic in diğer bölümüne tarihle ilgli istediklerimizi yaza bileceiz bende derimki atamızla ilgili herşeyi buraya yaza lımwe ben ilk yazımla başlıomBİLİYOR MUYDUNUZ?

    Atatürk`ün dünyada `başöğretmen' sıfatlı tek lider olduğunu Bir geometri
    kitabı yazdığı, Üçgen, açı, dikdörtgen gibi ve
    48 tane geometri teriminin (Türkçe) isim babasının bizzat Mustafa Kemal
    olduğunu...

    Norveççe`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim olduğunu...

    ''Atatürk'' çiçeği'nin adını, çiçeği bulan Wanderbit
    Üniversitesi profesörlerinden doktor Kirk Landın`in
    koyduğunu ve bu çiçeğin tüm dünyada bu isimle üretilip
    satıldığını...

    Yunan başkomutanı Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan her
    Cumhuriyet bayramında Atina'daki Türk büyükelçiliğine giderek, Atatürk`ün
    resminin önüne geçtiğini ve saygı duruşunda bulunduğunu...

    ''Mimber'' adında bir gazete çıkarttığını ve 52 sayı yayımlanan gazetede
    ilk defa sansür kelimesi geçtiğini...

    Kurtuluş Savaşında rütbe alan bir çok kadın askerlerimizin olduğu, dünya
    tarihine geçen tek bir üsteğmenimizin olduğunu, Üstteğmen Kara Fatma'nın
    700 erkek, 43 kadından oluşan bir müfrezenin reiseliğine bizzat Atatürk
    tarafından atanmış olduğunu...

    Bir röportajda Birleşmiş Milletlere üye olmayı
    düşünüyor musunuz?" diye sorulduğunda "Şartlarımızı
    koyarız, kabullerine bağlı. Biz
    müracaat etmeyiz üye olmak
    için, davet gelirse düşünürüz" dediğini ve bunun üzerine BM yasasının
    değiştirildiğini ve üyeliğe davet edilen ilk ülkenin Türkiye Cumhuriyeti
    olduğunu...

    1938'de, General McArthur'un en zor, en problemli, en buhranlı döneminde,
    danışman, senatör ve bakanlarından oluşan yüz yirmiden fazla kişiye; "Şu
    anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal'i görmek için
    neler vermezdim" dediğini...

    1938'de Ata`nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiirde; "Allah
    bir ülkeye yardım etmek isterse onun elinden tutmak isterse başına
    Mustafa Kemal gibi lider getirir" denildiğini...

    1996'da Haiti Cumhurbaşkanının vasiyetinde, mezar taşına yazılmasını
    istediği metinde; "Bütün ömrüm boyunca Türkiye'nin lideri Mustafa Kemal
    Atatürk'ü anlamış ve uygulamış olmaktan dolayı mutlu öldüm" yazdığını...

    2000'de ABD Başkanı Clinton'un milenyum mesajında; '' Milenyumun hiç
    şüphe yoktur ki tek devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk'tür. Çünkü o yılın
    değil asrın lideri olabilmeyi başarmış tek liderdir" denildiğini...

    2005'de Amerika'nın en ünlü ekonomistlerinden birisi olan Mr.
    Johns`un önerisinin "Türkiye ekonomiyle savaşta bir tek Atatürk'ü örnek
    alsın yeter" olduğunu...

    2006'da ise AB Uyum yasalari geregince devlet dairelerinden Atatürk
    resimlerinin kaldirilmasinin istendiğini...


    BİLİYOR MUYDUNUZ!!!


    ALINTIDIR......
    -------------------------------------------------------------------------
    ATATÜRKE BİRGÜN SORARLAR...

    Paşam her zaman Türklük üstüne birşeyler söylüyorsunuz ancak Türk kimdir? derler.
    Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK bana bir kağıt kalem verin der ve o anda bir tanım yazmaya başlar.
    TÜRK KİMDİR

    BU MEMLEKET DÜNYANIN BEKLEMEDİĞİ ASLA ÜMİT ETMEDİĞİ BİR MÜSTESNA MEVCUDİYETİN
    YÜKSEK TECELLİSİNE, YÜKSEK SAHNE OLDU.
    BU SAHNE EN AŞAĞI YEDİBİN SENELİK BİR TÜRK BEŞİĞİDİR.
    BEŞİK TABİATIN RÜZGARLARIYLA SALLANDI.
    BEŞİĞİN İÇİNDEKİ ÇOCUK TABİATIN YAĞMURLARIYLA YIKANDI.
    O ÇOCUK TABİATIN ŞİMŞEKLERİNDEN, YILDIRIMLARINDAN, KASIRGALARINDAN KORKAR GİBİ OLDU SONRA ONLARA ALIŞTI.
    ONLARI TABİATIN BABASI TANIDI ONLARIN OĞLU OLDU.
    BİRGÜN O TABİATIN ÇOCUĞU TABİAT OLDU, ŞİMŞEK, YILDIRIM, GÜNEŞ OLDU,
    TÜRK OLDU.
    TÜRK BUDUR
    YILDIRIMDIR,
    KASIRGADIR,
    DÜNYAYI AYDINLATAN GÜNEŞTİR.
    -------------------------------------------------------------------------------------
    'Çin okullarında 70 yıldır Atatürk öğretiliyor

    Şanghay'da yayımlanan ''Shen Bao'' gazetesi 12 Kasım 1938 sayısında muhtemelen Londra saatiyle ''Önceki gün sabah saat 7'de Yeni Türkiye'nin kurucusu Kemal vefat etti'' haberini vermişti. O tarihli Shen Bao'yu arkadaşımız Noyan Rona bulup çıkarttı ve çevirisini yaptı. Rona'nın mezun olduğu Ankara Üniversitesi Dil-Tarih Coğrafya Fakültesi Çin Filolojisi'nin, Rusça bölümü gibi Soğuk Savaş'ın en karanlık günlerinde bile açık tutulmasının yararı on yıllar sonra anlaşılıyor.
    1970'lerde Ankara'da bu bölümde okuyan gazeteci arkadaşımız Çincesini geliştirememekten yakınır, o sıralarda Çin'le arası iyi olan Arnavutluk Büyükelçiliği Basın Danışmanı'nın ''Senin Pekin'e gönderilmene aracılık edebiliriz, ancak iyi düşün bir daha Türkiye'ye dönemeyebilirsin'' dediğini naklederdi. Noyan Rona ve Türk-Çin İş Konseyi Başkanı Yavuz Onay gibi filolojinin eski öğrencileri, iki ülke arasındaki bağlantılarda çok önemli roller üstlendiler ve üstleniyorlar.

    Atatürk'ün etkisi

    Shen Bao'nun ''Kemal'i Anarken'' başlıklı yazısı Atatürk 'ün Çin üzerinde nasıl bir etki ve örnek oluşturduğunun göstergesidir. ''Kemal'in yaşamı boyunca elde ettiği ve bütün dünya tarafından bilinen başarılarını burada tekrarlamaya gerek yoktur. Burada anlatmak istediğimiz konu, onun Birinci Dünya Savaşı ertesi gerçekleştirdiği direniş savaşı sonrasında yeni bir devlet kurmasıdır. Bu noktada, bizi yüreklendiren ve ders çıkarmamız gereken birçok husus bulunmaktadır. Onun verdiği savaşın başarıyla sonuçlanması, bizim de Japon savaşında mutlaka galip geleceğimize olan güvenimizi arttırmaktadır.
    Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılarak paramparça olmuş, dış emperyalistlerin etkili tacizine maruz kalmıştı. Zamanın emperyalistleri galip olmanın verdiği kibir ile Türkiye'yi esir almışlardı. İstanbul'daki aciz hükümet de kesilmeye hazır kuzu gibi çaresiz durumdaydı. Sevr Antlaşması'nın imzalanmasından hemen önce bu emperyalistler Türkiye'den neler alabileceklerinin, hangi bölgeleri ele geçirebileceklerinin hesabını yapmış, bu toprakları nasıl koparabileceklerini, sonra da nasıl kullanabileceklerini planlamışlardı.
    Sevr Antlaşması imzalandıktan hemen sonra bütün Türkiye'yi böldüler. Suriye, Filistin, Mezopotamya, Ermenistan hatta İzmir bile Türk toprağı olmaktan çıktı. Başkent İstanbul bile ancak kâğıt üzerinde bağımsızlığını koruyabildi. Marmara Denizi'nin yönetimini bile emperyalistlerle paylaşmak zorunda kaldılar. Kıyıda sadece küçük bazı adalar bırakıldı.''
    Yunanistan'a karşı alınan zafer
    ''Shen Bao'' yorumcusu, Ankara devrim hükümetinin böyle bir anlaşmayı tanımadığını, Kemal'in milli bir ordu oluşturup Sovyetler'le ittifak yaptığını, onların malzeme ve danışman desteğinden yararlandığını kaydediyor.
    ''Kemal, *******'da dağınık halde bulunan orduyu yeniden örgütledi, eğitti, savaş yeteneğini yükseltti. Yunanistan'a karşı zafer kazanan Türk milli ordusu zamanla gelişti. Zaferin esas temeli bu ordudur.
    Kemal, savaşta Yunanistan'ı yenmek için zor bir süreçten geçti. Bu başarı biz Çinlileri de cesaretlendirmiş ve güvenini arttırmıştır. Türk ordusu Yunanistan'la savaşa başladığında ardı ardına yenik düşüyor, birçok önemli şehri düşmana terk ediyordu. Bizim gibi Türkiye'nin de deniz kuvvetlerinin olmayışı, kıyı bölgelerindeki çarpışmalarda büyük dezavantajdı. Tek çare düşmanı iç bölgelere çekerek kara savaşı yapmaktı. Uzun süren direniş mücadelesinde Yunan ordusunu yorgun düşüren Kemal, bütün gücüyle püskürtme harekâtına girişti, ülke topraklarının büyük bölümünü geri aldı. 1922 Eylülü'nde Yunanistan'ın Türkiye'deki son askeri işgal bölgesi İzmir'de Türk ordusunca geri alınmıştı.''
    Türkler Çin'de yeterince tanınmıyor
    "Bizim Japonlara direnişimizin kararlılıkla sürdürülmesine olan inancımız tam bu nedenledir. Bir şehir veya bölgenin geçici olarak düşman eline geçmesi önemli değildir. Biz de tıpkı Türkler gibi direnecek ve düşmanı kovacağız. Kemal'i bu düşünce ve inancımızı güçlendirdiği ve Türkiye'yi örnek almamızı sağladığı için de anıyoruz.'' Çin'le ilişkisi olan diplomat, öğrenci, gazeteci, işadamı herkesin bu yazının aslıyla Türkçesini duvarında, masasında bulundurmasını öneriyoruz. Türk-Çin İş Konseyi'nin Noyan Rona ile bağlantı kurarak bunu sağlayacağını umarız.
    Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Song Aiguo, ''Günümüz Türkiyesi ve Türk halkı Çin'de yeterince tanınmıyor. Büyük Atatürk ise biliniyor, ortaokullarda öğretiliyor, örnek gösteriliyor. Çin'de yetmiş yıl önce iktidar komünistlere geçti. Mustafa Kemal o zaman da şimdi de okul kitaplarında.
    Lenin ve Gandhi 'yle birlikte yer alıyor. 1920'lerde Çin'de Kemalizm ile ilgili kitaplar çıktı. Atatürk bütün dönemlerde saygı ve sevgi görüyor, hakkında kitaplar yazılmaya devam ediliyor'' diyor.

    Çin'de okutulan lise ikinci sınıf tarih kitabında ATATÜRK şu sözlerle yer almaktadır.

    "Birinci Dünya Savaşı ile yenilen ülkeler arasında bulunan Türkiye, savaştan sonra emperyalist ülkelerin istila ettiği hedef bir ülke oldu. Ülkelerini kurtarmak için, Türk Halkı, önderi ve yurtsever komutanı olan Kemal ATATÜRK ile ülkelerinin bağımsızlığını kazanmak için çalışıyorlardı.
    M.Kemal liderliğindeki yurtsever grup, padişahtan ayrılarak, Nisan 1920'de milli bir hükümet kurdu.
    O yıl Ağustos'ta padişah, ittifak devletleriyle Sevr Anlaşması'nı imzaladı ve böylece Türkiye, İngiltere, Fransa ve İtalya'nın yarı sömürgesi oldu.
    Uzun süren bir savaştan sonra, M.Kemal hükümeti 1922 yılında İngiltere'den destek alan padişahın ordusunu ve işgalci Yunanlıları yendi ve 1923 yılında ittifak devletleri ile Lozan Anlaşması'nı imzaladı. Lozan Anlaşması'nda Türkiye'nin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü kabul edildi. Yabancı ülkelerin Türkiye üzerindeki egemenlikleri ve ekonomi üzerindeki özel denetim hakları ortadan kaldırıldı. Ayrıca, boğaz bölgesinin tarafsızlaştırılması kabul edildi.
    Milli bağımsızlığı kazandıktan sonra, Türkiye Cumhuriyeti kuruldu ve M.Kemal Birinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Daha sonra M.Kemal bazı demokratik reformlar uyguladı. Siyasi olarak padişahlık sistemine son verdi. Din ve devlet işlerini birbirinden ayırdı. Ekonomik alanda önlemler aldı. Kültür ve eğitim alanında laik eğitimi geliştirdi ve harf devrimi yaptı. Arap alfabesinin yerine Latin alfabesini getirdi. Sosyal olarak tüm eski kötü alışkanlıkları ortadan kaldırdı.
    Bu türlü yenilikler ülkenin bağımsızlığını kuvvetlendirdi ve halkı tekrar diriltecek yola girmesini sağladı.
    M.Kemal devrimi başarılı bir devrimdir. M.Kemal devrimi Osmanlı İmparatorluğu'nun yüzlerce yıl süren derebeylik sistemini bitirdi ve Türkiye tarihinde yeni bir sayfa açtı."

    ---------------------------------------------------------------------------------------
    Dünya'nın önünde eğildiği adam:Atatürk!

    M. K.ATATÜRK döneminin liderleri içerisinden 21. yüzyıla geçebilen tek liderdir. Üstelik diğer liderler kendi halkları tarafından yok edilmenin acısını yaşamışken, o hala halkının ve dünyanın nabzında en büyük canlılığıyla, sevgisiyle, saygısıyla hala yaşayabilen dünyadaki tek lider. Önemli olanda sanırım, yaşarken ölmek değil, öldükten sonra da bu kadar uzun süre canlı kalabilmeyi başarmak değil midir?

    ATATÜRK´ü biz hep tarihe mal olmuş yönleriyle tanıdık: Asker ATATÜRK ya da devlet adamı ATATÜRK olarak.

    Bu örnek dünyada tek olan örnektir. Herhalde başkasına da rastlamamız mümkün değil. En büyük düşmanı; hani şu ordularını denize döktüğü düşmanı, Yunan Başkomutanı Trikopis. Hiçbir zorlama olmadan, hiçbir baskı olmadan her Cumhuriyet Bayramı Atina´daki Türk büyükelçiliğine gidiyor Trikopis, ATATÜRK´ün resminin önüne geçiyor ve saygı duruşunda bulunuyor. Böyle bir saygıyı en büyük düşmanında uyandırabilen bir Mustafa Kemal.

    Yıl 1938, General McArthur´un en zor, problemli, buhranlı dönemi. Birden çok sıkılır ve yanında duran 120 den fazla kişiye döner ve şöyle der: ´Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile M.Kemal´i görmek için neler vermezdim´ dedirten o büyük özlemi ve onu oluşturabilen M. Kemal´i.

    Yıl 1938. Bir İran´lı şair Tahran gazetesine onun ölümü üzerine şiir yazar. İşte o şiirin iki mısrasında diyorki; ´Allah bir ülkeye yardım etmek isterse, onun elinden tutmak isterse, başına Mustafa Kemal gibi lider getirir.´ dizelerindeki bu kıskançlığı oluşturabilen Mustafa Kemal.

    Yıl 1976, UNESCO üyelerine bir öneriyle gelir. Öneri paketindeki bir cümle diyorki ´Bu gün UNESCO´ nun üzerinde çalıştığı bütün projelerin isim babası M. Kemal´dir.´

    Öneri nedir ?

    Öneri ise onun doğumunun 100 yılında, 152 üyesi vardı UNESCO´nun. 152 ülkenin devletleri aynı anda kutlasın önerisidir. Birden İsveç delegesi ayağa kalkar ve şöyle söyler: ´Ne yani dünyada bu kadar devlet adamı var hepsinin doğum gününü böyle kutlayacak mıyız?´ şeklindeki kinayeli sözüne, Rus delegesi ayağa fırlar, yumruğunu masaya vurur ve 152 ülkenin delegelerine aynen şöyle söyler;

    ´Genç delege arkadaşım hatırlatmak isterimki ATATÜRK öyle dünyadaki herhangi bir lider değildir, bırakın onu 1 yıl anmayı her ülke her problemimizde çare olarak aramalıyız´ sözlerini döktürtebilen bir M.Kemal.

    Sonra nemi olur?

    UNESCO tarihinde ilk ve tekdir hiç negatif oy yok, hiç çekimser oy yok. 152 ülke metne imza atar; hani İsveç delegesi demişti ya ´ne yani´ diye. O İsveç delegesi bu imzanın atıldığı gün mikrofona gelir ve şunları söyler; ´Ben ATATÜRK´ü inceledim bütün ülkelerden özür diliyor ilk imzayı ben atıyorum´ diyecektir. İşte o muhteşem belge diyorki;

    ´ATATÜRK KİMDİR;

    ATATÜRK ULULARARASI ANLAYIŞ, İŞBİRLİĞİ, BARIŞ YOLUNDA ÇABA GÖSTERMİŞ ÜSTÜN KİŞİ, OLAĞANÜSTÜ DEVRİMLER GERÇEKLEŞTİRMİŞ BİR İNKİLAPÇI, SÖMÜRGECİLİK VE YAYILMACILIĞA KARŞI SAVAŞAN İLK ÖNDER, İNSAN HAKLARINA SAYGILI, DÜNYA BARIŞININ ÖNCÜSÜ, BÜTÜN YAŞAMI BOYUNCA İNSANLAR ARASINDA RENK, DİL,DİN, IRK AYIRIMI GÖSTERMEYEN,EŞİ OLMAYAN DEVLET ADAMI, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURUCUSU´

    Var mı böyle bir metin!

    Bir filozof derki ´Bir ülke için kıstas aradığınız zaman o ülkenin en büyük liderini gözden geçirin´ şu anda kıstas arayan ülkelere sanıyorum bundan daha iyi bir metin gösteremeyiz. İşte bu metin 152 ülke tarafından imzalanmıştır. Eşi olmayan devlet adamı metni.

    Yıl 1996, Haiti Cumhurbaşkanı ölür, vasiyet bırakır. Haiti haritada bir kutup kadar uzak ülke. Haiti C.başkanı 1996 da öldüğünde vasiyeti açılır.Vasiyetinde mezar taşına yazılması için bir metin bırakmıştır.

    Haiti C.başkanının bugün mezar taşında yazan hitabe diyorki ´Bütün ömrüm boyunca Türkiye´nin lideri M.Kemal ATATÜRK´ü anlamış ve uygulamış olmaktan dolayı mutlu öldüm´

    Yıllar bir şey değiştirdi mi?

    2000 yılında ABD Başkanı milenyum mesajı veriyor. Mesajın bir yerinde şunları söyler; ´Bugün milenyumun hiç şüphe yoktur ki tek devlet adamı M.K.ATATÜRK´tür. Çünkü o yılın değil asrın lideri olabilmeyi başarmış tek liderdir.´ 2000 de ABD Başkanına bu gerçeği de ifade ettirebilen bir M.Kemal var. Asker M.Kemal´in, Devlet adamı M.Kemal´in çok dışında bir Mustafa Kemal.

    2003-2004 de bir şey değişti mi?,

    2004 de bir konferansda bir hanımefendi ayağa fırlayarak ´Ben Norveçli´yim ve şu anda Norveç´te çok sık kullanılan bir deyim var, bu deyimin anlamını anladım´ dedi. Hanımefendi ´ nedir o deyim´ denilince.´Norveççe´de ´ATATÜRK gibi düşünmek´ deyimi var. Çoksık kullanırız bu deyimi´ ´nerelerde kullanırsınız´ dendiğinde ´Hani bir problem veririz çöz diye o da tembellik eder çözmez. Deriz ki ona bu problemin mutlaka çözümü var. Birde ATATÜRK gibi düşün´. Galiba Norveççe´den çok bizim dilimizin bu deyime fazlasıyla ihtiyacı var.

    Bir İngiliz gazeteci ATATÜRK´le röportaj yapar. (Röportaj Amerikan Büyük Kütüphanesinde) Mustafa Kemal´e şöyle sorar; ´Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyormusunuz?´ Mustafa Kemal´in cevabı şöyle olur : ´Şartlarımızı koyarız. Kabullerine bağlı. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için. Eğer davet gelirse düşünürüz´. B. Milletler sadece Türkiye´yi davet edebilmek için yasasını değiştirir ve ilk davet edilen ülke olur M. Kemal´in Türkiye´si B. Milletlere. Sanıyorum feyz alacağımız çok şey var aslında M. Kemal´den. Ama bu arada 2005´de yabancı bir gazete sürmanşet büyük puntolarla şu başlığı atmış

    ´Bugün Ortadoğu´ya düzinelerle ATATÜRK lazım´. Yazar ATATÜRK ´ü hiç tanımıyor herhalde. Düzineye gerek yok bir tanesi de yeterdi aslında.

    Filipinler´den Çin´e kadar 1925´de, 1938´de, 1996´da, 2000´de, 2005´de her ülkeden, cinsten, her statüden insanın özlemle, sevgiyle, saygıyla aradığı M.Kemal´den bahsediyoruz. Bugün Türkiye´nin en büyük sorunu nedir? Ekonomi ,işsizlik mi. Hayır Türkiye´nin çok önemli bir problemi var o problemi çözersek Türkiye ekonomiyi de, işsizliği de çözer. Evet Türkiye´de lider yetiştirme sorunu var.

    Lider deyince nedense hep siyasi lider anlaşılır. Aslında lider çok kapsamlı bir kavram, siyasi lider veya sosyal lider. Lider dendiğinde asrın lideri dünya lideri olmalı .İşte böyle liderlere ihtiyacımız var. Asrın, dünyanın lideri. Atatürk´ün dünya Lideri olmasındaki sırı;

    ATATÜRK tamam ben topraklarınızı kurtardım, askeri bir dehayım deyip yerine çekilmemiş, asker elbisesini çıkartıp, sivil elbisesini giymiş ve sınırlarını, hangi sınırın lideri ise o sınırların içerisinde ne var ise taşından toprağına hepsinin sorumluluğunu omuzlarında hissetmiştir. Onun için Mustafa Kemal bugün dünya lideridir. Nasıl mı ?

    -Aşık ve şair, mahcup ve ürkek,

    -Ama Karadenizli değil Karadeniz kadar canlı,

    -Adanalı değil ama Adanalı kadar sıcak kanlı,

    -Ve bir Aydınlı kadar oturaklı ve zeybek.

  2. #2

    Standart

    ilginç bilgiler paylaşım için saol

  3. #3
    xorhunx
    Misafir

    Standart

    editleyerek daha ço kşey koyacam lütfen sürekli bak

  4. #4
    First Person Shooter ant0ny0 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.12.2006
    Bulunduğu yer
    eskisehir
    Mesajlar
    353

    Standart

    ya zaten forumda Atatürk ile ilgili olarak bir sürü bilgi mevcut , _MaHLaS_ ın açtığı topicleri aratırsan görürsün..

  5. #5
    Ozeidon
    Misafir

    Standart

    Bence çok iyi olmuş.Bizimle paylaştığın için teşekkür ederim.Herşey iyide şu AB meselesindeki fotoğrafları kaldırmak kötü olmuş da kabul etmemişizdir herhalde.Bu avrupalıların bizimki gibi bi kahraman kurucusu olmadığı için kıskanıyolar herhalde.

  6. #6
    duro
    Misafir

    Standart

    durum ortada arkadaşlar
    hani kalbiniz yanar su içersiniz geçmez uyursunuz geçmez
    aslında o türkün sönmeyecek olan ateşidir ve bu ateşin içinde en ölümsüz isim daima mustafa kemaldir.tabi mustafa kemal bi tanedir bunun yanında
    fatih sultan mehmet,yavuz sultan selim,kanuni,abdulhamit,genc osman
    ertuğrul gazi,osman bey bunlarda vardır ama bizim çağımızın en büyüğü şüphesizki O dur.bırakın onun izinden gitmeyi şu anki durumumuzla onun açtığı koca yollardan geçmeye utanıyoruz.Bunun nedenini belkide biz bulmalıyız...

Benzer Konular

  1. ATATÜRK KÖŞESİ
    Konuyu Açan: MaHLaS, Forum: M. Kemal ATATÜRK Köşesi.
    Cevap: 22
    Son Mesaj : 24-07-2012, 01:45 PM

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •